Eğer östrojen yada progesteron algılayıcıları için pozitifseniz, hormon
tedavisine cevap verme olasılığınız vardır. Algılayıcılar ne kadar çok
olursa, cevap verme şansınız da o kadar yüksek olur.
Eğer hem östrojen hem de progesteron için
pozitifseniz, anti-östrojen hormon tedavisine cevap verme olasılığınız
yaklaşık olarak %70′dir.
Eğer yanlızca östrojen pozitifseniz, yada yanlızca
progesteron pozitifseniz, tedaviye cevap verme olasılığınız yaklaşık
olarak %33′dür.
Her iki algılayıcı için negatif olsanız bile, bu
tedaviye olumlu cevap vermek için %10 oranında şansınız olacaktır.
Hormonal Tedavide Yeni Tedavi Seçenekleri
Geçmişte, yumurtalıklar tarafından üretilen östrojeni yok etmek için
yumurtalıkların bir operasyonla alınması (oophorektomi) yada radyasyon
kullanımıyla işlevlerinin durdurulması işlemleri uygulanırdı. Bu işlemler
yanlızca, eğer kanser lenf bezlerine yada vücudun diğer organlarına
sıçramışsa yapılırdı.
Yaklaşık olarak yirmi yıl kadar önce, östojenin vücuttaki etkilerini
azaltmak amacıyla anti-östrojen ilaçları üretildi. Günümüzde, bu ilaçlar
çalışma yöntemlerine bakılarak bir kaç gruba ayrılabilecek kadar
çeşitlenmiştir. Bu grupların belli başlıcaları arasında
SERM
ERD
Aromataz Baskılayıcıları
SERM kelimesi Seçici Östrojen Algılayıcıları
Değiştiricileri anlamına gelen ingilizce Selective Estrogen Receptor
Modulator kelimelerinin ilk harfleri alınarak türetilmiş bir kelimedir. Bu
tür maddeler göğüs ve bazı diğer dokulardaki östrojen algılayıcılarına
yerleşerek östojenin algılayıcılar ile buluşmasına engel olurlar. Seçicilik
özellikleri ise, bu maddelerin göğüs dokusundaki hücrelere yerleşmeleri
durumda östrojen sinyalini üretmemeleri ne karşın başka dokulardaki
hücrelere yerleştiklerinde östrojen sinyalini taklit etmelerinden
gelmektedir. Örneğin kemik dokusuna yerleştiklerinde verdikleri östrojen
sinyali nedeniyle östroprosiz’e engel olurlar, kanser dokusundaki hücrelere
yerleştiklerinde kolestrol düzeyini azaltırlar ama göğüs dokusuna
yerleştiklerinde östrojenin verdiği gibi büyüme sinyalleri üretmezler.
Aşağıda yaygın olarak kullanılan SERM türü ilaçlardan olan Tamoxifen,
Tomorifene ve Raloxifene hakkında biraz daha detaylı bilgiler bulacaksınız.
Tamoxifen (Ticari Adı: Nolvadex) SERM
kategorisindeki ilaçlar arasında yaklaşık olarak yirmi yıllık geçmişiyle,
yaygın olarak kullanılmaya başlanan ilk ilaçtır. Uygun olduğu kadınlarda,
meme kanserine karşın çok etkin bir silah olan tamoxifen, aynı zaman da
yüksek risk grubunda bulunan sağlıklı kadınların meme kanserine yakalanma
risklerini de azaltmaktadır. Yapılan pek çok çalışma göstermiştir ki,
tamoxifen meme kanserinin yenilemesini, gelişmesini, hatta başlamasını
durdurabilmektedir. Yan etkileri arasında, sıcak basmaları, vajinal
kuruluk yada akıntı, adet periyodlarında düzensizleşmeler, mide bulantısı
ve katarakt riskinin artması vardır. Nadir olarak görülen yan etkileri
arasında, kan pıhtılaşması, ve mesane duvarı kanseri riskinin artması
vardır. Tamoxifen menapoz öncesi yada sonrası olan kadınlara, her hangi
bir kanser aşaması için önerilebilinir.
Toremifene (Ticari Adı: Fareston) göreceli olarak
yeni piyasaya sürülmüş olan SERM türü ilaçlardan biri olup, özellikleri
ve yan etkileri açısından tamoxifen’e benzer. Yapılan araştırmalara göre
Toremifene endometrial (mesane duvarı) kanseri riskini arttırmamaktadır.
Bu güne kadar yapılan araştırmaların sonuçlarına bakarak, Birleşik
Devletler Yiyecek ve İlaç İdaresi (Food and Drug Administration, FDA)
Toremifene’nin menapoz sonrası ve kanseri metastaz yapmış olan
kadaınlarda kullanılmasına izin vermiştir.
Aşaması ne olursa olsun, menapoz öncesi yada sonrası olan her meme
kanseri hastası kadın için, Tamoxifen genellikle ilk-seçenek hormon
yada anti-östrojen terapisi ilacıdır. Toremifene ise menapoz sonrası olan
ve kanserleri metastaz yapmış olan kadınlar için ilk-seçenek hormon
tedavisi ilacıdır. Doktorunuz ile hangi ilacın sizin için daha uygun
olduğunu tartışmalısınız.
Raloxifene (Ticari Adı: Evista) diğer bir SERM türü
ilaçtır. Raloxifene, kemikleri güçlendirdiği için FDA tarafından menapoz
sonrası olan kandınlara östroporosis için önerilmiştir, çünkü yapılan
araştırmalar raloxifene’nin östroporosisi olan menapoz sonrası kadınlarda
meme kanseri riskini azalttığı belirlenmiştir. Bu ilacın meme kanseri
tanısı konmuş hastalar üzerindeki etkilerini araştırmalar henüz
sonuçlanmamıştır. Şu anda tamoxifen ile raloxifene’nin yüksek risk
grubundaki kadınlarda koruyucu etkilerini karşılaştırmayı amaçlayan
araştırmalar devam etmektedir. (STAR, Study of Tamoxifen And Raloxifene)
Sıcak basmaları ve vajinal değişiklikler de dahil olmak üzre
raloxifene’nin yan etkileri Tamoxifen’inkilere benzemektedir.
Raloxifene’in nadir olarak görülen yan etkileri arasında kan pıhtılaşması
ve kalp krizi riskinin artması olmasına rağmen mesane duvarı kanseri
riskini arttırdığı gözlemlenmemiştir.
ERD’ler hücre yüzeyinde bulunan östojen algılayıcılarının
sayısını azaltarak, bu hücreleri östrojene karşı daha az duyarlı hale
getirirler, (Estrogen Receptor Down). Bu tip ilaçlar şu anda genel kullanıma
açılmış olmamakla birlikte, Faslodex adındaki bu tür bir ilacın meme kanseri
olan kadınlar üzerindeki etkilerine yönelik araştırmalar devam etmektedir.
Aromataz baskılayıcıları, hücreleri östrojene daha az duyarlı yapmaktansa,
anti-östrajen tedavisine başka bir açıdan yaklaşırlar ve vücudun östrojen
üretme yeteneğini azaltmayı amaçlarlar. Vücutta üretilen östrojen miktarını
azaltmak, kanser hücrelerine büyümeyi söyleyen daha az miktarda östrojenin
olmasını sağlamak demektir.
Menapoz sonrası kadınlarda, östrojen yumurtalıklar da üretilmez, androjen
adı verilen bir başka hormonun östrojene çevrilmesiyle üretilir. Aromataz
baskılayıcıları, androjeni östrojene çeviren işlemi durdururlar.
Arimidex (Kimyasal Adı: Anastrozole), Femara
(Kimyasal Adı: Letrozole) ve Aromasin (Kimyasal Adı: Exemestane) şu anda
menapoz sonrası ve meme kanseri metastaz yapmış olan kadınlarda
kullanılmakta olan aromataz baskılayıcılarındandır. Bu ilaçların hepsi
hap formundadır.
Geçmişte bu tür ilaçlar, tamoxifen ve benzeri ilaçları
zaten denemiş olan ve kanserleri artık kullanılan ilaçlara cevap vermeyen
hastalar için önerilmekteydi. Ancak yapılan araştırmalar sonrasında, artık
pek çok doktor bu ilaçları menapoz sonrası ve meme kanseri metastaz yapmış
olan kadınlara tamoxifen’den önce önermektedirler. Şu anda 5 yıl tamoxifen
kullanımı sonrasında, arimidex kullanımının erken aşama kansere sahip
menapoz sonrası kadınlardaki etkilerini inceleyen araştırmalar devam
etmektedir.