Panik Atak

Panik Atak ve Genetik

Gönderildi 31 May 2008 10:32am
Panik Atak ve Genetikİkizler ve aile bireyleri üzerinde yapılan çalışmalar, agorafobi ve panik atak’ın genetik ile ilişkisinin önemli derecelerde olabileceğine ilişkin bilgiler içermektedir. Panik bozukluğu olan 40 hasta, agorafobi ile birlikte panik atakları olan 40 hasta ve kontrol grubu olarak anksiyeteye ilişkin belirtileri olmayan 20 kişi üzerinde gerçekleştirilen bir aile çalışması, panik bozukluk için morbidite riskinin, birinci derece akrabaları arasında panik bozukluğu olan hastalarda %17.3, birinci derece akrabaları arasında agorafobisi olan hastalarda ise %8.3 oranında daha fazla olduğunu göstermiştir.

Panik bozuklu ğundaki ailesel geçiş özelliğinin her iki cinsiyette ortak bir gen aracılığıyla oluştuğuna inanılmaktadır. Agorafobi iç inse birden fazla gen sorumlu olabilir.

İ kizlerdeki konkordans (uyumluluk) çalışmaları, panik bozukluğun genetik bir temeli olduğuna ilişkin ek kanıtlar sağlamıştır. Torgersen panik bozukluğun monozigot ikizlerde, dizigot ikizlere oranla beş kat daha fazla oluştuğunu bulmuş tur.

Genetik ba ğlantıları inceleyen çalış malar

Crowe ve arkada şlarınca son zamanlarda gerçekleştirilen bir genetik bağlanma çalışmasında, panik bozukluğu olan 26 aile incelenmiştir. Bu çalışma panik bozukluğunun, 16q22 kromozomu üzerindeki bir genle ilişkili olabileceği konusunda ilk kanıtlan sağlamıştı r.

Panik atak geldiğinde ne yapmalıyım?

Gönderildi 31 May 2008 10:29am
Panik atak geldiğinde ne yapmalıyım?
öncelikle sakin bir yerde oturmalı ve burnunuzdan derin nefes alıp, nefesinizi sonuna kadar ağzınızdan vermelisiniz. ayrıca panik atağın sizi kontrol emesine izin vermemeli ve kontrolu elinizde hissetmelisiniz.

hamilelik ve panik atak

Gönderildi 31 May 2008 10:28am
hamilelik ve panik atak
Hamilelikte ve sonrasında hem fiziksel hem de ruhsal hastalıklar görülebilir. Genetik yatkınlığa bağlı olarak annelerde, depresyon, panik bozukluk, şizofrenik belirtiler gibi rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. Loğusalık dönemi bir çok hormonda farklılıklar görülen, ayrıca annenin vücut imgesinin değiştiği ve kendini farklı algıladığı bir dönemdir. Bebeğin verdiği sorumluluk ve bebeğine bakamama kaygısıyla anne oldukça stresli bir dönem geçirir. Bu stresli yaşam olayları genetik yatkınlığı olan annede panik atak çıkmasına sebep olur. Annenin endişeleri nedeniyle kendisini ve çevresindekileri kısıtlaması sonrasında ailesel ve mesleki sorunlar oluşabilmekte ,kişi sosyal ortamlardan uzaklaşabilmekte ve ayrılıklar,boşanmalar ,anne-çocuk uyuşmazlıkları oluşabilmektedir. Panik bozukluğu olan anne kendisi kaçınma davranışları gösterdiği gibi, çocuğunu da bir çok konuda engellemektedir. Bu da çocuğun gelişimini olumsuz etkilemekte ve genetik yatkınlığa ek olarak çocuğun yetişkinliğinde panik bozukluk yaşama olasılığını arttırmaktadır. Çünkü panik bozukluk birinci derecede akrabalarda diğer kişilere göre 5 kat daha fazla görülmektedir.

Panik atak hastasının bilmesi gerekenler

Gönderildi 31 May 2008 10:28am
Panik atak hastasının bilmesi gerekenler
1. Panik bozukluğu bir kalp rahatsızlığı değildir. 2. Panik bozukluğu ölüme yol açan bir hastalık değildir. 3. Panik bozukluğu bir akıl hastalığı değildir. 4. Panik atağı sırasında insanların öldüklerine, delirdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur. 5. Panik atak kişiyi hem duygusal yönde hem de bedensel anlamda aşırı derecede zorlayan bir yaşantıdır, fakat bunu yine de sadece yaşayan bilir ve de dışardan anlaşılmaz. 6. Panik atak sırasında yaşanılan nefes alma sorununu aşmak için yapılan en büyük hata hızlı nefes alıp vermektir, oysa o daha da yorucudur, yapılması gereken derin ve sakin nefes almaktır. 7. Tedavi içerisinde bile atakları yaşamaya devam edebilirsiniz, ama nasıl engelleyebileceğinizi öğrenmiş olacağınız için çok daha hafif atlatacaksınızdır. 8. Atak başladığında belirtilerin en yoğun yaşandığı süre 10 dakikadır, dolayısıyla sağlık kuruluşuna gitmeye çalışsanız bile vardığınızda geçmiş olacaktır. Unutmayın bu fizyolojik bir rahatsızlık değil tamamen psikolojiktir.

Panik Atak Düşüncesinden Uzaklaşmak İçin 5

Gönderildi 31 May 2008 10:27am

· Panik atak yaşayan kişiler genelde sabırsızdır. Bunu engellemek için zamanınızı iyi planlayın. Örneğin, randevunuz için evden daha önce çıkmayı deneyebilirsiniz. · Bir anda tek bir şey yapın, her şeyi bir arada yapmaya çalışmayın. · Bilinçli olarak yavaş hareket edin. Bu sizin gerginliğinizi azaltarak, daha sakin olmanızı sağlayacaktır. · Ya olursa sorularından kurtulmaya çalışmayın. Hatta bu soruları günün bir saatinde cevaplamak için not alın, hepsine birden zaman ayırarak cevap verin. · Ya olursa sorularını cevaplamak için, o konularla ilgili bilgi eksikliklerinizi gidermeye çalışarak, daha fazla detay edinin. Örneğin, trenlerin istasyon aralarında durmasının trafik işaretlerine uymaları gerektiği için olması, uçakların kaza istatistikleri, asansör kazaları ve bozukluklarının giderilmesi gibi. · Belirli bir tehlike arzeden durumlarda heyecanlandığınızda yada korktuğunuzda, etrafınıza bakının ve insanları inceleyin. Diğer insanların da endişeli ve korkulu olduklarını göreceksiniz. · İnsan olduğunuzu asla unutmayın. Doğal olarak ara sıra sinirlenerek, kızgınlık oluşabilir. Bu anları da sevinçleriniz gibi yaşayın. · Olayları kontrol altına alabildiğinizde, bunları kendi isteklerinize göre yönlendirme gücünü de kazanabilirsiniz. Örneğin, yemek düzensizliği olduğunda panik atak yaşayabileceğinizi biliyorsunuz. Yemek düzenini değiştirip panik atak yaşadığınızda, bunun yediğiniz çikolatalar veya içtiğiniz kahveler sonucunda olduğunu, bedelini de ödediğinizi biliyorsunuz. · Kendi ben’iniz de dahil olmak üzere, birileri tarafından gözlenmek kişiyi doğru şeyleri yapmaktan uzaklaştıracaktır. Dikkatinizi ve ilginizi dışınızdaki dünyaya çevirin. Örneğin, 10 dakika odada tüm hareketlerinizi, duygularınızı, düşüncelerinizi, nefes alış – verişlerinizi, kalp atışlarınızı çok dikkatle analiz edin. Ne hissederdiniz? · Panik ataklarınız için; iyileşmeyi istemelisiniz, sizi iyileştirecek şeyleri yapmalısınız. Hiç kimse bunları sizin için yapamaz. · Daha önce yapmayı istediğiniz bir şeye veya ilgi duyduğunuz bir alanda çalışmaya yoğunlaşmaya çalışın. Boş olan zamanlarınızı bu alanlara yöneltin, boşlukları saymaktan çok daha iyi olduğu gibi, panik ataklardan da kurtulmanıza yardım edecektir. · Zorlandığınız ve çekindiğiniz konularda dayanma gücünüzü teşvik edin, olumlu yönlerinizi görün ve taktir edin. Başardığınızda bu size büyük bir keyif verecek ve dayanma gücünüzü arttıracaktır.

Panik Atak ve İlaç Tedavisi

Gönderildi 31 May 2008 10:24am

Tedavide ilk yaptığımız şey panik atağın ne olduğunu hastamıza anlatmaktır. Panik atak tedavisi iki bacak üzerine oturur. Bunlardan biri ilaç tedavisi ikincisi psikoterapidir. Psikoterapide kişi panik atağı kendi kendisine durdurmayı öğrenir. Bunun için de mekanizmasını anlaması gerekir. Psikiyatrist panik atağı nasıl durduracağıyla ilgili tetkikleri öğretir, bunları uygulamaya koyar, sonra da denemeler yapmasını ister ve bunların sonunda hastanın sonuca ulaşması sağlanır. Yani kişi kendi kendine yardım etmesini öğrenir.

Bunun yanında da ilaçla tedavi yapılır. Burada kullanılan ilaçlar antidepresanlardır. Çok uzun olmamak kaydıyla da tedaviye yeşil reçeteyle satılan bazı ilaçlar daha eklenebilir. Halk arasında çok yanlış bir inanış vardır. “Panik atak tedavi edilmez” diye düşünülür. Oysa panik atağın tedavisi vardır.

Tedavide başarı yüzde 90′ın üzerindedir. Ancak bunun için psikoterapi ve ilaç tedavisinin doğru olarak uygulanması gerekir. Sadece ilaç tedavisi uygulandığında panik atağın tekrarladığı görülür. O zaman hastalar “İlaca rağmen panik atak yine başladı ve ben başa dönüyorum” diye daha büyük bir paniğe kapılırlar. Hastalar psikoterapi seanslarında panik atağı durdurmayı öğrenmedikleri, nasıl baş edebileceklerini bilmedikleri için panik atağın tekrarlama riski vardır. Bu nedenle ilaç tedavisi ve terapi birlikte yürütülmelidir.

İlaç nasıl bir mekanizmada işliyor?

Beyinde iletiyi sağlayan bazı maddeler vardır. Bunlar bizim sağlıklı düşünmemizi, duygu durumumuzu düzenleyen maddelerdir. Bu maddelerin sinirler arasındaki geçiş yerlerindeki seviyeleri çok önemlidir. Bunlar halk arasında tanınan seratonin gibi maddelerdir. Stresle birlikte seratonin seviyesi olması gerektiğinden daha düşük bir düzeye iner. Bu ilaçlar o seviyeyi olması gereken yere çıkarır. Olayı bir maratoncu örneğiyle açıklayabiliriz. Bir maratoncu koşar, koşu sonrasında su ve tuz kaybeder, yorulur. O maratoncunun tekrar gücüne ulaşması dinlenerek de mümkündür ama su ve tuzu da yerine koyduğunda daha kolay olur. Panik atak hastasında da durum aynıdır. Hem panik atak öncesinde gündelik hayatında yaşadığı bir stres vardır. Hem de panik atağın getirdiği bir stres vardır. Dolayısıyla seratonin seviyesinde azalma olmuştur. İlaçlar bu seviyeyi olması gereken yere çıkarır.

İlaç ne kadar kullanılmalıdır?

İlaçların çoğu iki-üç hafta sonra gerçek etkilerini gösterir. Bu süreden erken dönemde de etkisini gösterebilir, ama üç haftanın sonunda gerçek etki ortaya çıkar. “Bu ilaç etkili ya da etkili değil, başka bir ilaca geçilmesi gerek” kararı için ilacın bir ay kullanılması şarttır. Kişi uzun süre aynı ilacı kullanıyor ve panik atağı geçmiyorsa ilacı değiştirmek ya da dozunu ayarlamak gerekir. İlaç tedavisi başarılı olduğunda da hemen bırakılmamalıdır. “Ben iyileştim panik atak artık olmuyor” diye ilacı bırakmak büyük bir hata olur. Hasta ilaç etki ediyor diye düzelmiştir ve ilacı bıraktığında panik atak yine ortaya çıkar.

Yan etkileri var mı?

İlaçların gruplarına göre birtakım yan etkileri vardır. Mesela seratonin mekanizmasına etki eden antidepresanlarda hafif bulantı olabilir. Akşam alındığında uykusuzluk, kasılmalar olabilir. Ama yeni ilaçların yan etkileri çok daha azdır. Bunlar bağımlılık yapmazlar ama kesilmesi sırasında bazı belirtiler gösterebilirler. Birden kesildiği zaman çeşitli oranlarda huzursuzluk ve endişe görülür. Bunlar hekim tavsiyesi üzerine kademeli olarak azaltılarak kesilmelidir. Bir de yeşil reçeteyle alınan ilaçlar vardır ki bunlar bağımlılık yapar. Bu nedenle bu tür ilaçları belirli bir süreden fazla kullanmamak lazım. Birçok kişi panik atağı geçtiğinde bu kez de ilaçları bırakmak için başka bir tedavi görmek zorunda kalır.

Panik Atak Türleri

Gönderildi 31 May 2008 10:23am

Atağın başlaması ile tetikleyici durumların olup olmadığı arasındaki değişik ilişkilere göre panik atağının üç özgül türü tanımlanır:

1) Beklenmedik Panik Ataklar: Panik atağının başlamasını tetikleyen bir durum yoktur ( birden, kendiliğinden ortaya çıkar) .

2) Duruma Bağlı Panik Ataklar: Panik atağın başlamasını tetikleyen bir durum vardır ya da tetikleyen böyle bir durum olacağı beklentisiyle panik atak ortaya çıkar ( örn. Bir köpek görmek her zaman panik atağının ortaya çıkmasına neden olur ).

3) Durumsal Yatkınlık Gösteren Panik Ataklar: Daha çok tetikleyen bir durum olmasıyla ortaya çıkar, ancak her zaman böyle tetikleyen bir durumun olması gerekmediği gibi bu panik ataklarının bu atakları tetikleyen durumla karşılaşmadan hemen sonra ortaya çıkması da gerekmez ( örn. Ataklar daha çok araba sürerken ortaya çıkmaktadır, ancak kişinin araba sürdüğü ve bir panik atağının olmadığı zamanlar da vardır, panik atağının yarım saat araba kullandıktan sonra ortaya çıktığı zamanlar da vardır.)

Panik Atak Nedir ?

Gönderildi 31 May 2008 10:23am

Panik atak en kısa ve öz tabiri ile ani olarak ortaya çıkan endişe – kaygı nöbetidir. Bu endişe ve kaygı nöbeti kişinin vücudunda bazı fiziksel belirtilerle kendini gösterir, bu yüzden de çoğu zaman kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır. Bu yoğun korku duygusu içinde kişi, çok kötü birşey olacağını, onun için sonun geldiğini, öleceğini veya kalp krizi geçireceğini düşünür. Bu şekilde yoğun bir korku içinde olan kişi doğal olarak o ortamdan kaçmak, uzaklaşmak ister, yardım alabileceği bir sağlık kuruluşuna gitmek ister. Çoğu zaman gidilen bir hastanede veya acil serviste herhangi bir girişimde bulunmaksızın bu belirtiler geçer ve kişi kendini iyi hisseder.

Panik nöbeti sırasında aşağıdaki belirtiler görülebilir. Bu belirtilerden dört tanesinin görülmesi çoğu zaman yeterli olur. Genel olarak kişiler nöbetler sırasında bu belirtilerde 7-10 arası belirti yaşamaktadırlar.

1 – Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama 2 – Terleme 3 – Titreme ya da sarsılma 4 – Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma 5 – Soluğun kesilmesi 6 – Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma 7 – Bulantı ya da karın ağrısı 8 – Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma 9 – Derealizasyon ya da Depersonalizasyon (Dış dünya yada kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme). 10- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu 11- Ölüm korkusu 12- Uyuşma ve karıncalanma duygusu 13- Üşüme ürperme ve ateş basması

Panik Atak

Gönderildi 31 May 2008 10:22am

Panik atak bir tür anksiyete (kaygı, korku, endişe karışımı bir duygu durumu)bozukluğudur. Yaşam sürecinde yaşanan kayıplar, travmatik yaşantılar, hatalı bilişsel kodlamalar sonucunda gelişir. Panik-Atak hastaları ilerleyen süreçte mutlaka fizyolojik bir hastalıkları olduğuna inanırlar ve doktor doktor dolaşırlar. Yapılan tahlillere ve çekilen filmlere de inanmayarak fizyolojik bir rahatsızlıkları olduğu ancak bunu hiç bir doktorun tespit edemediği düşüncesini sürdürürler. Bir kaç kez acil servise taşınırlar. Yaşadıkları fizyolojik belirtiler (semptomlar) o kadar yoğundur ki kimseye dertlerini anlatamamaktan yakınırlar. O anda bayılacakmış ya da ölecekmiş hissine kapılırlar. Yakınlarından birisine bir zarar gelecek endişesi yaşarlar. Bu his fiziksel semptomları ve atağı harekete geçirir. Hasta bir süre sonra atak geçireceği korkusuyla açık alanlarda bulunmaktan korkmaya başlar ve agorafobi (açık alan korkusu) geliştirebilir. Tüm bunların altında yatan hatalı bilişsel kodlamalardır ki biz bunlara olumsuz otomatik düşünceler ve disfonksiyonel sayıltılar deriz. Bunların çözümlenebilmesi için en etkili yol BİLİŞSEL-DAVRANIŞÇI TERAPİdir. İlaç tedavisi sadece hastanın rahatsızlık düzeyini hafifletir. Hastalığın kaynağını kurutmaz. Yani bataklığın üzerine örtü örtmek gibidir. Bataklığı görmezsiniz ancak örtünün altında sizi rahatsız etmeye devam eder. Bu rahatsızlık ömür boyu ilaç kullanmayı asla gerektirmez

PANİK ATAK – PANİK BOZUKLUK

Gönderildi 31 May 2008 10:21am

PANİK ATAK: Aşağıda sayılan 13 bedensel ve bilişsel belirtiden en az dördünün eşlik ettiği yoğun korku ve rahatsızlık hissi. 

1 -  Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama 2 -  Terleme 3 -  Titreme ya da sarsılma 4 -  Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma 5 -  Soluğun kesilmesi 6 -  Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı duyma 7 -  Bulantı ya da karın ağrısı 8 -  Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma 9 -  Derealizasyon ya da Depersonalizasyon (Dış ünya yada kendisi gerçekliğini kaybetmiş gibi hissetme. 10- Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu 11- Ölüm korkusu 12- Uyuşma ve karıncalanma duygusu 13- Üşüme ürperme ve ateş basması 

Bu belirtiler genellikle 10 dakika gibi bir sürede yoğunlaşarak doruk noktada sıkıntı verir sonra da genellikle yavaş yavaş azalır. Bu durum bir kez olursa panik nöbet olarak isimlendirilir. Ancak tekrarlamalarla gideceğinden kişi nezaman olacak diye beklentiden dolayı sıkıntı duymaya başlar ki buna beklenti nksiyetesi denir. Bu anksiyete nedeniyle dışarı yanlız çıkmaktan korkmaya yanında birisi olmadan uzağa gitmekten kaçınmaya başlar. Tekrarlayan panik nöbetlere ve kaçınma davranışının eşlik ettiği duruma panik bozukluk denir

KLYNYKTE NASIL GÖRÜLÜR ?

Panik atakların şiddeti ve sıklığı değişkenlik gösterir Yineleyen beklenmedik panik atakları Ataklardan en az birini 1 ay süre ile aşağıdakilerden birinin takip etmesi gerekir Başka ataklarında olacağına ilişkin sürekli kaygı duyma hali. Atakların yol açabilecekleri ile ilgili olarak üzüntü duyma vardır. Ataklarla ilişkili olarak belirgin davranış değişikliği gösterme vardır. (Kaçınmalar vs) Bazen panik bozukluğa agorafobi de eşlik edebilir. AGORAFOBY:Yanlız kalmaktan ya da kaçmanın zor olacağı topluma açık yerlerde bulunmaktan duyulan korku hali. AGORAFOBY OLMADAN PANYK BOZUKLU?U AGORAFOBY YLE BYRLYKTE PANYK BOZUKLU?U PANYK BOZUKLU?U ÖYKÜSÜ OLMADAN AGORAFOBY Görülebilir 

Panik Bozukluğa bazı hastalıklar eşlik edebilir.

Eşlik eden psikiyatrik bozukluklar

- Majör depresyon - Diğer anksiyete bozuklukları - Alkol ve madde bağımlılığı

Sıklık:

Genel olarak anksiyete bozuklukları (genel karekteri sıkıntı olan bir grup rahatsızlık) toplumun %8.3’ünde görülür. Panik bozukluğun görülme sıklığı ise % 1.5- % 3.5 (artalama olarak kadında% 2.1, erkekte % 0.6) Görüldüğü gibi kadınlarda daha sık görülür. Başlangıç yaşı: Ergenliğin sonları – 30 yaş

Tedavi:

Bu bozukluğun tedavisi yapılmadığı taktirde genellikle kişinin sosyal işlevselliğini kısıtlamaya başlayan bir hal alır ki. Sosyal mesleki işlevselliğin bozulması ile kişinin ekonomik kayıpları da başlar. Bu durum hastalığın şiddeti ile doğru orantılıdır. Tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi kullanılır.

Reklam

Diğer Yazılar

Haber Arşivi

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930