Doğumun Evreleri

Yorum yapın

Doğumun Evreleri

Doğum eylemi 3 evrede incelenir.

İlk evre düzenli sancıların başlaması ile birlikte başlar ve rahim ağzının
tam açık olması (10 cm) ile sona erer.

İkinci evre bebeğin doğumunu içerir.

Üçüncü ve son evre ise bebeğin doğumundan plasentanın çıkışına kadar olan
süredir.

Doğumun süresi değişken olmakla birlikte genelde ilk kez anneliği tadanlarda
daha uzun sürer. Gebelerin yarısından fazlasında bu süre 12 saat
civarındadır. %20 vakada ise 24 saatten uzundur. İkinci ya da daha sonraki
doğumunu yapanlarda ise eylemin 24 saatten uzun sürmesi sadece 50 hastada
bir olur.

Doğumun en uzun evresi olan ilk evre de kendi içinde 3 ayrı bölüme sahiptir.
Bunlar sırası ile erken ya da latent faz, aktif faz ve yatay fazdır.

Erken fazda ağrılar düzenli olmasına rağmen araları uzundur. Genelde 10
dakikada bir olur ve bel ağrısı şeklinde hissedilir. Pel çok kadın bu evrede
oldukça heyecanlı ve sinirlidir. Erken faz esnasında rahim ağzı kapalı
durumdan 4 cm açıklığa ulaşır.

Açıklık 4 cm’ye ulaştıktan sonra aktif faz başlar.Ağrılar 2-3 dakikada bir
gelmeye başlar ve şiddeti giderek artar. Kramp şeklinde gelen her bir ağrı
45-60 saniye kadar sürer. Ağrısız doğum için katater takılacak ise bu
safhada yapılır. Epidural anestezi dışında ağrıyı azaltmak için birtakım
ağrı kesiciler uygulanabilir. Aktif faz rahim ağzı açıklığı 8 santimetre
olana kadar sürer.

Rahim ağzının 8 santimden 10 santim açılmasına kadar olan süre yatay fazdır.
Bu faza deselerasyon fazı adı da verilir. Doğumun en zor dönemidir. Ağrılar
en sık, en şiddetli ve en uzun bu dönemde sürer. Ancak kısa bir fazdır. Çoğu
zaman 5-10 dakika kadar zaman alır.Bu evrede kontraksiyonlar 2-3 dakikada
bir gelir ve 60-90 saniye sürer.

Ağrıların şiddeti zaman zaman gebeyi umutsuzluğa itebilir ve korkutabilir.
Bu evrede pek çok kadın doktoruna sezaryen olmak istediğini söylemektedir.
Ancak artık sezaryen için oldukça geç bir dönemdir.Doğumun her döneminde
sezaryen yapılabilmekle birlikte bu evreye ulaşmış bir anne adayında sırf
korkular nedeniyle sezaryen yapmak son derece gereksiz bir yaklaşımdır. Bu
dönemde titremeler, terleme ve ıkınma hissi meydana gelir.

Nefes alıp verme egzersizleri ağrıyı bir miktar azaltabilir.

Vajinal Doğum

Bebeğin kafasının en geniş kısmı doğum kanalına yerleştiğinde buna angajman
adı verilir. Bu noktadan sonra kasılmalar biraz daha seyrekleşir ve şiddeti
azalır. Bebeğin başının seviyesi kemik pelvisdeki durumuna göre 0,+1,+2,+3
olarak değerlendirilir. Bu bebeğin inişidir. Doğumun 2. evresi 15 dakika ile
2 saat arasında sürebilir. Sancılar ve anne adayının ıkınmaları bebeği
aşağıya doğru iter.Bu aşamada gebe kendini çok yorgun hissedebilir. Bebeğin
başı aşağıya doğru indikçe perine bölgesi (vajina ile anus arasındaki kısım)
kabarmaya başlar. Yırtılmayı engellemek için yapılacak olan epizyotomi bu
aşamada açılır.

Epizyotomi kontrolsüz yırtıkları önlemek amacıyla perine bölgesinin, doğum
sonrası dikilmek üzere kesilmesidir. Günümüzde pek bir faydasının olmadığı
ileri sürülse de pek çok ülkede hala daha yaygın olarak kullanılmaktadır.
Özellikle A.B.D.’de bazı kadınlar doğal doğum olmadığı gerekçesi ile
epizyotomiye karşı çıkmakta ve kendilerine yapılmasını kabul
etmemektedirler. Bu bizce çok yanlış bir tutumdur.

Kasılmalar ve ıkınmaların bir arada etkisi ile bebek başı artık iyice
aşağıya iner ve vajina girişinde görünür olur. Buna taçlanma ismi verilir.
Artık doğum çok yakındır. Bazı durumlarda anne adayının ıkınmaları yeterli
olmaz ve başka bir kişinin annenin karnına bastırarak bebeğin aşağıya
inişine yardım etmesi gerekebilir. Son bir ıkınma ile bebeğin başı yavaş
yavaş vajinadan doğar. Bu aşamada bebeğin başının kontrolsüz çıkmaması için
hekim özel manevralar yapar. Bebek başı çıktığı anda anne artık
ıkındırılmaz.

Baş doğduktan sonra sırası ile omuzlar ve gövde doğurtulur. Bu sırada anne
ve bebeğin zarar görmemesi için özel manevralar yapılır. Doğumun en zor
anlarından biri de omuzların doğurtulmasıdır. Bu aşamada omuzlar annenin
kemik yapıları içinde takılırsa çok üzücü sonuçlar doğabilir. Omuz takılması
genelde bebeğin kilosu ile alakalı olsa da çok ufak bebeklerde bile bu
talihsiz duruma rastlanabilmektedir. Hangi bebekte omuz takılması olacağı
önceden tahmin edilemez.

Bebeğin doğumun takiben rahim hemen küçülür ve kasılmalar azalır. Bu
kasılmalar esnasında plasenta yapıştığı yerden ayrılır ve en geç 30 dakika
içinde rahim dışına atılır. Bebeğin doğumundan plasentanın çıkışına kadar
olan süre doğumun 3. evresidir. Plasenta doğduktan sonra kanamayı azaltmak
ve rahimin toparlanmasını sağlamak için bir takım ilaçlar enjekte edilir ve
rahime masaj yapılır. Epizyotomi plasenta doğduktan sonra ya da doğmadan
önce tamir edilebilir. Son kez kanama kontrolü yapıldıktan sonra anne
yatağına alınır
Dakikadakikadoğum

Normaldogumfotoğrafları
Kaynak: KadınHastalıklarıdoğum

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!





Kişisel web sitesi Kişisel web sitesi