Tamoxifen ve Östrojen Algılayıcıları0 yorum

admin
Gönderildi 10 Kas 2008 7:12pm

A Östrojen Algılayıcısı

B Östrojen

C Östrojen Yardımcı Proteinleri

D Hücre Çekirdeği

E DNA Genetik Malzeme

A Östrojen Algılayıcısı

B Tamoxifen

C Östrojen Yardımcı Proteinleri

D Tamoxifen Yardımcı Proteinleri

E Hücre Çekirdeği

F DNA Genetik Malzeme

Algılayıcılar oldukça özelleşmiş proteinlerdir ve
hücrelerin yüzeylerinde bulunurlar. Bir açma kapama anahtarı gibi çalışarak,
hücre içi bazı aktivitelerin başlatılmasını ve sona erdirilmesini kontrol
ederler. Ancak algılayıcıların çalışması için bunların açılması gerekir.
Eğer doğru materyal gelir ve algılayıcıya kenetlenirse, bir anahtarın kilite
uyması gibi, algılayıcı açılır ve hücre içi aktivite başlar. Östrojen tüm
vücudumuzda ve bazı kanser hücreleri için önemli bir Anahtar dır.

Sağlıklı veya kanserli hücrelerin algılayıcıları tarafından kenetleninceye
dek, östrojen kan dolaşımı ile birlikte vücut içinde dolaşır. Östrojen
algılayıcıya kilitlendiğinde, anahtar açılmış olur ve hücrenin emir komuta
merkezi olan hücre çekirdeğine mesaj göndermeye başlar, Büyü ve yeni
hücreler yap!.

Pek çok meme kanseri hormon bağımlıdır, başka bir deyişle östrojen bu
hücrelerin büyümelerini algılayıcılarını açarak teşvik eder. Östrojenin
yokluğunda, bu hücrelerin büyümeleri teşvik edilmez ve zayıf düşerek ve
ölebilirler.

Bütün bunlara rağmen, östrojen aslında o kadar da kötü değildir. Örneğin,
yüksek östrojen düzeyi olan kadınların kemik yoğunlukları da yüksek olur.

Anti-östrojen tedavisinin amacı, kanser hücrelerinin östrojene aç bırakarak
kanser hücrelerinin büyümelerini ve çoğalmalarını engellemektir.

Tamoxifen aldığınız da tamoxifen, kan dolaşımına katılır, tıpkı hormonlar,
besin maddeleri ve oksijen gibi. Bu dolaşım aracılığıyla vücudun tüm
dokuları içinde dolaşırö bu yolculuk sırasında östrojen algılayıcıları olan
kanser hücrelerine rastlarsa, normal de östrojen tarafından doldurulacak
olan algılayıcılara yerleşerek burayı kapatır.

Tamoxifen, aslında çok çok zayıf bir östrojendir ve bu nedenle hücre
büyümesini ve gelişmesini östrojen kadar teşvik etmez. Normalde tamoxifenin
doldurduğu yeri östrojen doldurup, hücre gelişimini ve bölünmesini teşvik
edecekken, tamoxifen bu algılayıcıları doldurduğu için bu işlem oluşmaz. Bu
mekanizma tamoxifen’e anti-östrojen özelliklerini verir.

Tamoxifen, aynı şekilde sağlıklı göğüs hücrelerinde de östrojenin yerini
doldurarak hücre bölünmesi işlemini yavaşlatır ve bu özelliğiyle de yeni
kanserlerin oluşmasına engel olur.

Tamoxifen çok zayıf bir östrojen olmasına rağmen, tüm hücreleri göğüs
hücrelerini etkilediği şekilde etkilemez. Tamoxifen’in vücudumuzda ki
çalışma mekanizması özetlenecek olursa;

Göğüs hücrelerinde seçici olarak büyü ve bölün
mesajını bloke ederek kanser hücrelerinin oluşmasını veya gelişmesini
engeller.

Diğer organlarımızdaki östrojen algılayıcılarını
aktif hale geçirerek, bazı iyi ve kötü sonuçlara yol açar;

Karaciğer hücrelerini aktive ederek kandaki
kolesterol düzeyini aşağıya çeker.

Kemik hücrelerini aktive ederek, kemik
sağlamlığının ve yoğunluğunun artmasına sebep olur, (östroporosis’in
önüne geçer)

Mesane duvarı hücrelerini aktive ederek bu
duvarın kalınlaşmasına ve burada kanser oluşması riskinin az da olsa
artmasına neden olur.

Başka Oku

Yorum yap

Siz giriş Yorum yapın.